Bir oyuncu topu kazanıyor bizden mesela. Diyelim ki İsmail Köybaşı. Yerini de vereyim. Kendi sahamızda sol çizgiden 10 metre içerde orta çizgiden 15 metre geride olsun mesela. Tam o nokta.
Hah! Sivok, Egemen ve Rüştü geride zaten diyelim. kaç kişi kaldı? 7 kişi. Kayseri hücumcuları da İsmail'in etrafında pozisyon almış doğal olarak. Durum bu. (pozisyon tarifini tamamen örnek olsun diye salladım)
İsmail bakıyor etrafa, top atacak kimse yok. Necip içerde, Ernst ötede, Fernandes Kayserili'lerin arkasında. Quaresma sağ kanadın arkasında..
Ve bu durumda ne oluyor biliyor musunuz? Cevap veriyorum:
-Hiçbir şey.
Beşiktaşlı'ların Rüştü hariç kalan 9 kişisi de dönmüş İsmail'in ayağına bakıyor. İsmail bir hareket yapsın bir şeyler yapsın da birine pas versin diye. Sonra İsmail yırtınıp pas veriyor.
Top artık kimde? Ernst'te. Ernst etrafına bakıyor pas vercek kimse yok. Kayserispor'lular baskı yapıyor. Peki bu durumda ne oluyor? Rüştü hariç kalan 9 kişi oldukları yerde sabit durmuş Ernst'ten bir hamle ya da pas bekliyor.
Sonra öbürü sonra öbürü sonra öbürü.
Bu takımın şuan ki en ciddi sorunlarından biri. Top bekliyor herkes ayağa. Bunun maç içinde biraz biraz aşıldığı zamanlar oluyor ki o zamanlar süper oynuyoruz zaten. Ya da bunu yapmadığımız maçlarda çoşuyoruz. Ancak çoğu maçta ya da maçların çoğu anında takımın durumu tamamen bu. Herkes ayağa top bekliyor. Hiç boşa kaçan, topa yaklaşan yok. Manuel Fernandes ve Quaresma gibi iki top cambazı ile oynaya oynaya takım bu hale geldi herhalde. Herkes mucize bekliyor takım arkadaşından.
O dünya futbolu oynuyor diye yırtındığınız Barcelona varya Barcelona... Resmen Barcelona'nın antiteziyiz.

0 yorum var - ben de yazayım!:
Yorum Gönder