ARAMAZSANARAMAYAR

Yükleniyor...

20.1.12

Baharı Bekleyen Kumrular Gibi.

Rezil bir Beşiktaş yine sahadaydı bugün. Almedia'ya o kadar gıcığım ki attığı gole bile sevinemedim yine. Oyunda durduğu her dakika sinir krizlerine giriyorum. İsmail arkadaşımız sağolsun bizi pek güldürdü. Beşiktaşlılar galibiyetten çok -ki sokayım böyle galibiyete- İsmail'in kırmızı kart görmesine sevindi.

Sempatik teknik direktörümüz Carlos ise bir taraftar edasıyla gollere seviniyor ama oyuna müdahale edemiyor. Oyunu okuyamıyor. 1-0 olunca hemen takımı geriye yaslıyor. Sahada sürünen bir Beşiktaş, ama gol olunca sevinen bir hoca. Antalya arkayı boş bırakıyor ama Beşiktaş hücuma çıkamıyor. Mustafa Pektemek diye bir oyuncumuz var. Hem ilk on bir başlamıyor hem de oyuna girince kanada hapsoluyor. Lanet olsun şu 4-3-3'e. Bu takım oynayamıyor işte 4-3-3. Bu ısrar niye? Hiç hazzetmiyorum şu lanet taktikten. İnatla bunu oynamaya çalışıyoruz. Kanatlarda kim var? Simao ve Edu var. İki tane koşamayan oyuncu var. Yahu nasıl 4-3-3 bu? İzlediğim her maç acı çekiyorum ya. Bir maçı da alıp götürelim arkadaş!

2 yorum var - ben de yazayım!:

Adsız dedi ki...

İsmail'in kırmızı kart görmesine üzülen bir tek benim heralde. Beşiktaş oynamadan kazanmaya devam ediyor. Almeida'ya bu kadar haksızlık niye ya? Ayrıca bence Mustafa Pektemek'in 2. yarı oyuna girmesi doğru fakat Edu'nun ilk 11 başlaması yanlış,hatta Edu'nun bu takımda olması yanlış. Pektemekte girdikten sonra kanat oynamasa çok daha faydalı olur ki kanat oynamasına rağmen bu kadar gol attı. Sonuç olarak Carvalhaldan adam olmaz.

bubunecikbu* dedi ki...

Artık Beşiktaş'ı izleyesim gelmiyor. Bırak izlemeyi, dinleyesim de gelmiyor. Nasıl oynadığımızı bilmek için artık izlemeye veya dinlemeye ihtiyacım yok. Ben ömrümü Beşiktaş'a vermişim, bütün hallerini bilirim. İşte Antalya maçında ki hali artık üzerimize yapışan, neredeyse karakterimiz olan bir hal oldu.